Ansiklopedi

Türk Halkları Millî Oyunları: Güreş

Pehlivan adı verilen kişiler Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Türk destanlarında başkahraman genelde karşı taraftaki kahramanla güreşir ve yener. Genel olarak Türk yiğitleri altı yaşındayken güreşmeyi ve kendilerinden güçlü olanları yenmeyi amaç edinirler ve bunun için çalışırlar. Manas Destanı’nda yer alan Koşay Han gelmiş geçmiş pehlivanların en iyisi olarak bilinir. Alpamış Destanı’nda Alpamıs, doksan Kalmuk pehlivanıyla güreşir ve başarıya ulaşır. Hanname’de ise Uluğ Arslan Han pehlivanların atası olarak yad edilir. Güreş sözcüğünün efsanevi Türk Hakanı Gür Han’ın ismi ile benzeşmesi de dikkat çekicidir.

Orta Asya’da güreş çoğu zaman ziyafetlerin vazgeçilmez oyunlarından birine dönüşmüştür. Pehlivanları ödüllendirme geleneği ve verilen destekler, bu oyunun korunarak devam etmesini sağlamıştır. 1860 yılında Macar bilim adamı Armani Vambery Türkistan Bölgesine geldiğinde bazı güreş yarışmalarına şahit olur ve güreşle ilgili şunları kaydeder: “Ailede bebek doğduktan 40 gün sonra ve bebeği kırkladıktan sonra ziyafet (toy) başlar. Fakirler bile bu ziyafete büyük önem verirler ve olabildiğince çok misafir ağırlamaya özen gösterirler. Ziyafet sırasında çeşitli oyunlar oynanır ve sonunda pehlivanlar güreşir”.

Günümüzde Anadolu’dan Sibirya’ya kadar devam eden engin bölgede pek çok geleneksel bayramlarda (Nevruz, Sabantoy, vb.) ve önemli günlerde güreş yarışmaları düzenlenir. Türkiye’de her yıl Mayıs ayında düzenlenen “Kırıkpınar Güreş Günleri”, Tataristan, Başkurdistan ve Çuvaşistan’da ilkbahar mevsiminde düzenlenen Sabantoy şölenleri buna örnek olabilir. Özbekistan’da her sene uluslararası Özbek Güreşi Yarışları, Kazakistan’da uluslararası Kazak Güreşi Yarışları ve Kırgızistan’da Göçmen Oyunları gibi oyunların düzenli olarak yapılması atalarımızdan miras bırakılan söz konusu spor oyununun Türkler arasında ne denli önemli bir oyun olduğunu sergilemektedir.

Kapalı